Bizim tilki dükkana döndü.
Eee o kadar gezdi tozdu Ege Bey, ama artık kendi evinde. İlk başlarda bir iki gün yadırgadı yerini ama çabuk alıştı yatağına ve salondaki oyun alanına. şimdilerde uykusu mayalanınca bırakıyoruz yatağına bir yanına dönüp hemmen uykuya dalıyor.
Ege'ye yeni oyuncaklar aldık. Doktor bir kaç tip oyuncak tarif etti, biz hepsinden aldık. Ancak şu ana kadar hiç birini amacı doğrultusunda kullandığına şahit olmadık. Bir küpümüz var mesela, üzerinde yuvarlak, üçgen, kare ve yıldız şeklinde delikleri olan. Yine bu şekillere sahip nesneleri var oyuncağın. bu nesneleri küpün içine sokacakmış çocuk, amaç bu... Amaç bu da Ege napıyor hepsini ağzına sokuyor! Nasıl olsa ağzımız istediğimiz şekli alıyor zorlanmadan ne gereği var kafa yormaya :)Akşamüstleri annesiyle gezmeye çıkıyor Ege. Ben de iş çıkışı katılıyorum onlara. Haftada bir iki de babamlara gidiyoruz. Bu sıralar hüküm süren sıcaktan kaçmanın en iyi yolu babamların bahçesi.
Ege'yi şimdi uyutabildik. Yine tüm cephanemizi harcamak zorunda bıraktı bizi. Oda karanlık olacak, ağzında emzik olacak, saç kurutma makinası açık olacak (makinadan gelen vınlama sesi uykusunu getiriyor beyefendinin), şöyle konforlu bir omuz olacak ki kafamızı koyup uyku alemine sorunsuz bir geçiş yapabilelim.
Bu aralar en önemli konumuz Ege'ye bir bakıcı bulmak... Biliyorum bu blogun okuyucuları çoğunlukla İzmir'de, ama Ankara'da olup da hala bakıcı aradığımız bilmeyen varsa ( olur a ) , işte buradan duyuruyorum, Ege'ye haftaiçi gündüzleri bakacak bir bakıcı arıyoruz, biline..
Bir iki hafta sonra görüşmek üzere efendim..
